3 Aralık 2010 Cuma

Müjgan

Sevgimizin bir tanesiydin Müjgan.
Saçları sırtına kadar sırma sırma dökülür,
Elleri ufacık, gözleri dört defa lacivertti.
Ve de her ne hikmetse o da bana gönüllüydü.
Öyle bir sevdim ki Müjgan’ı,
Dünyamı şaşırdım, haddimi bilemedim,
Evleniriz gibi geldi bana.
Evimiz, yuvamız olur, ışığımız yanar,
Fakir soframız kurulur gibi geldi.
Sahil bahçesinde gazoz içerekten
Gizli gizli mal-ü hülya kurardık.
Sonra da çarşılara giderdik.
Eşya beğenirdik elden düşme;
Aynalı konsolumuz,
Topuzlu karyolamız bile olacaktı.
Müjgan’ın her an her bi' daim yanında olacaktım.
Ama olmadı gitti.
Nereye mi?
Paraya gitti abicim paraya.
Nasıl da sevmiştim yıllarca ben seni.
Her akşam bekledim yollarını.
Elbet bir gün biz yuva kurarız derken.
Duydum evlenmişsin sen zengin bir gençle.
Zengin olsaydım sensiz kalmazdım.
Her an seni düşünüp hiç ağlamazdım.
Param olsaydı, aşkım kalırdın.
Seve seve yanımda benimle yaşardın.
Nikah resimlerimizi de çektirdiydik.
Sonra karpuzcu Raşit ağabeyinin
Kayınbiraderine borç ederekten
Nişan yüzüklerimizi de yaptırmıştık.
Ama müjgan takmadı bunu.
Takamadı uçuverdi elimden.
Meğer gizlice altın bir kafes bulmuş kendine.
Müjgan’ın gelinliğini hususi diktirmişler,
Benim gibi kiralık tel duvak almaya kalkışmamışlar yani
Öyle sevindim ki.
Mesut ve bahtiyar olsun diye dualar ettim her gece.
Sonra mı ne oldu?
Müjgan gibi ben de,
Birbirimize ettiğimiz sözleri,
Ettiğimiz yeminleri unuttum.
Bir daha mahalleye gelmedi Müjgan, gelemedi..
Bizim dar ve eski sokaklara otomobili sığmıyormuş dediler.
Senede birkaç ay zaten avrupadaymış dediler.
Zaman şifalı bir ilaçtır, unutursun dediler.
Unuttum ben de unuttum.
Hiç aklıma gelmedi.
Hatırlamıyorum Müjgan’ı
Hatırlamıyorum şimdi.
Bu şiiri de ben yazmadım zaten.
Unuttum abi bende unuttum
Hatırlamıyorum şimdi,
Müjganın gözleri ne renkti.

Sadri Alışık

Yas

Sen gittin gideli yas tutuyorum.
Göz kapaklarımı yarıya indirdim,
Kapanmadan dönmeni istiyorum.

18 Mayıs 2010 Salı

Dikkat Edin

Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür.
Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür.
Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür.
Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür.
Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür.
Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür.
Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür.
Mahatma Gandhi


9 Mayıs 2010 Pazar

Geçmiş Zaman Olur Ki

...
Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer.
Bir an acı duyar insan belki, sevmişse biraz eğer.
Anlar ki geçenlerin, rüyaymış hepsi meğer.
Rüya olsa bile o günlerin, hayali cihan değer.

...

24 Nisan 2010 Cumartesi

Eski Karım

Hala sen varmışsın gibi,
İki yastıkla yatıyorum.

Kimselere söyleme gidişini, ben söylemedim.
Elimde senin siparişin olmayan torbalarla geliyorum eve.
Ağlaya ağlaya öpüyorum yattığın yastığı, yorganı.
Sanki beni az önce yolcu etmişsin gibi çıkıyorum sokaklara.
Üst komşuya hava atarak, bi fiyaka bi görsen.

Ne garip bu insanlar?
Bütün mahalle, hatta alttaki bakkal bile seni geçen kasım öldü sanıyor.

Ne garip bu insanlar?
Hala her sabah bana selam veriliyor.
Sanki yaşıyormuşum gibi...
Ceyhun Yılmaz

20 Şubat 2010 Cumartesi

Bir de Bana Sor

Nerden aklıma esti kim bilir.
Gezdim dün gece şehri şöyle bir.
Herkes evinde kendi halinde.
Heryerde huzur her yerde neşe.

Bir ben uykusuz, bir ben huzursuz.
Bir ben çaresiz, bir ben sensiz.

Gel sen ne çektiğimi bir de bana sor.
Nerde nasıl yaşarım bir de bana sor.
Evlerin ışıkları bir bir yanarken.
Bendeki karanlığı gel de bana sor.

Gel sen ne çektiğimi bir de bana sor.
Sensiz yaşamak neymiş bir de bana sor.
Ak düşen saçlarımı bir bir sayarken.
Bunca yıl nasıl geçmiş bir de bana sor.

10 Şubat 2010 Çarşamba

Unutamadım

Dün yine yapayalnız dolaştım yollarda,
Yağmurlarda ıslanan bomboş sokaklarda,
Gözlerimde yaş kalbimde sızı unutmadım seni.
Unutamadım, unutamadım ne olur anla beni.

Unutmak kolay demiştin alışırsın demiştin.
Öyleyse sen unut beni, yeter ki benden isteme
Gözlerimde yaş kalbimde sızı unutmadım seni.
Unutamadım, unutamadım ne olur anla beni.

8 Şubat 2010 Pazartesi

Paslı Makas

 
...
Birgün beni nasıl paslı bir makasla,
Nasıl derinden budayıp gittiğini farkettim.
Yeni bir filiz veremeyecek kadar derindi kesip attıkların
Sensizlikle oluşmuş hastalığıma senin bile çare olamayacağına
Benim için çok gecikildiğini anladım..

...