23 Kasım 2011 Çarşamba

Düşünmeyi Düşünmek

Birgün yine oturduk Olki, Tolki ve ben. Sohbet muhabbet falan yerinde. Bir süre sonra hepimiz çaylarımızdan birer yudum aldık ve ardından derin bir sessizlik oluştu. Baktım arkadaşlara hepsi ayrı bir aleme dalmış, düşünüyor. O an dedim ki kendi kendime "Uzun zamandır oturup da düşünmüyorsun Metin". O an anladım ki bunu derken bile aslında düşünüyordum.

Hayatın her anında çoğu zaman farkında bile olmadan düşünüyoruz. Zaten bizi diğer hayvanlardan ayıran özelliğimiz de bu. Düşünmek. Öyleyse kendimizi diğer insanlardan ayıran özelliğimiz de dolu şeyleri düşünmek olmalı.

Lütfen aklınızı boş şeyleri düşünmeye harcamayın, hep diğer insanların bir adım önüne geçmeyi hedefleyin.

1 Kasım 2011 Salı

Biraz Tebessüm

Herkes birşeylerin derdine düşmüş gülümsemeyi unutmuş halde. Hep bir koşuşturmaca.

Ne kadar stresli bir hayatınız olursa olsun bir tebessüm bu kadar zor olmamalı. Hatta olan bütün kötü şeylere inat gülmeli, mutlu olmalı insan. İşte o zaman gerçekten hayatın güzelliğinin farkına varır zaten.

Sevgilinden ayrıldın ağla, işten kovuldun üzül, sınavın kötü geçti hocaya söv. Herşey mi ters gider bi' insanın hayatında? Hayat birgün elbet güler yüzüne. Sırf bunu düşünerek bile "Bu kötü günler de nasılsa geçecek" diyerek mutlu olmalı insan.

Sevgilinden ayrıldın da sanki yenisi olmayacak. Ha pardon dünyanın en mükemmel insanı oydu değil mi? Çok iyi anlaşıyordunuz onunla? Yok işte öyle birşey. Ne o dünyanın en mükemmel insanıydı, ne de ilişkiniz çok iyi gidiyordu. Ondan daha iyisi mutlaka çıkacak karşına. Seni terk edecek karakterdeki bir insandan kurtulduğun için sevinmelisin aksine.

İşten atılınca hemen bir buhrana girmeler mantıklı insan işi mi? Başarı yakalamaya azmetmeli insan. Aksi durum eziklikten başka birşey değil. Kendisini geliştirmeye açık insan her türlü başarıyı yakalar ve kendini ispat eder. Otorite altından çıktığı için rahatlamak varken buhrana girmek niye?

Sınavı kötü geçen kişi zaten başarısızdır. Üzülecekse sınavın kötü geçmesine değil, kendi aptallığına üzülmeli. Aslında buna üzülmek bile vakit kaybı.

Yolunda gitmeyen birşey varsa onu düzeltmeye çalışmak gerek. Ağlayıp-sızlamak yada sayıp-sövmek hiçbir şeyin çözümü olamaz. Konu hakkında kritik yapıp düzeltmek adına gayret göstermek gerek. Oturup ağlayanın ayağına hiçbir şey geldiği görülmedi bugüne kadar. Başarıyı yakalamak adına her olumsuzluğa karşı inadına pozitif olmalı ve birşeyleri başarmak adına çabalamalı.

Bir tebessüm, teşekkür etmek, teşekküre karşı "rica ederim" demek yada iyi dileklerde bulunmak(kolay gelsin, iyi günler vs. gibi) zor olmamalı. Bunlar hem sizi hem karşı tarafı iyi hissettirecek ufak detaylar. Emin olun hayat kalitenizi arttıracaksınız. Bunların geri dönüşünü mutlaka alırsınız.

Lan resmen kişisel gelişim yazısı gibi oldu bu yazı. Hiç de sevmem aslında ama gerekiyordu böyle birşey. Somurtkan, kaba ve şikayetçi bir toplum olduk çıktık. En azından kendi çevremi etkileyip değiştirebilirsem ne mutlu bana.

Bol tebessümlü, kahkahalı günler.


O zaman ne diyoruz?; (: