9 Aralık 2011 Cuma

Özlüyorum..

Yaklaşık 1 ay kadar önceki "Üniversitede İlk Ay" adlı yazımda genel olarak güzel şeylerden bahsetmiştim. Bu sefer de olumsuzluklardan söz etmek istiyorum.

Herşey o kadar da güzel yada yolunda değil tabi ki. Olması da imkansız zaten. Herşey muazzam olursa orada bir sorun var demektir. Hayatın kuralı budur negatif + pozitif = 0

Olumsuzluklar her ne kadar can sıksa da güzel şeyleri değerli kılan bir dengeleyici unsurdur aslında.

Her neyse lafı fazla uzatmadan üniversitede yaşadığım olumsuzluklara geleyim.

Özgürlük. Damarlarımda sonuna kadar hissettiğim duygu bu, özgürlük. Ama öyle kulağa ilk geldiğinde düşündürdüğü güzel şeylerin dışında bir sürü de kötü şeyler barındıran bir duygu bu. Bir kere artık birey olmanın gerektirdiği bazı sorumluluklarınızın bilincinde olmanız gerekiyor. Dünya ve siz varsınız artık. Başka hiç kimse yok. Dünyayla baş etmelisiniz. Yoksa ezilirsiniz.

Geleyim geleyim diyorum bir türlü gelemedim. Gerçi başlıkta yazmıştım. Şimdi derine ineyim.

Evet bazı şeyleri özlüyorum. Hem de çok. Ne kadar mı çok? Açtım kollarımı açabildiğim kadar. İşte bu kadar çok. Yada Kaf dağı kadar mı diyeyim? Yok yok sonsuzun karesi kadar. Şakası bir yana gerçekten özlediğim o kadar çok şey var ki. Hele bazıları, yeri hiç mi hiç doldurulamayan olgular.

Ailemi(özellikle annemi, hatta en çok annemi, annemi özledim işte), arkadaşlarımı ve neyse ve'sini boşver. O da bana kalsın.

Bazen düşünüyorum. Daha 18 yaşındayım. Ve muhtemel bir 50-60 yıllık ömür beni bekliyor. Ben bu hayatı tek başıma nasıl idame ettiricem? Tek başıma diyorum çünkü beni bir kez özgür bırakırsanız önünü alamazsınız. Kimseyi dinlemem onu çok iyi biliyorum. Hep kendi irademle kararlar alıp uygularım. 

Hadi kararları yoksayalım diyelim. Ya duygusal eksiklik. Bundan sonra yukarıda saydıklarımın hiçbirisi daima yanımda olamayacak. Her ne kadar yüzüm gülmeye devam etse de hep birşeyler eksik kalacak. Bu eksiklikleri nasıl tamamlıycaz? Ha? Sevgili mi? Karşılar mı dersiniz? Ben o konudan pek emin değilim çünkü. Nedense hiçbir sevgili hissi beni tam anlamıyla tatmin edemiyor.

Buradan sonra herşeyi tamamlayamasa da birçok konuda destek olabilecek tek şey gerçek bir dosttur bence. Gerçek bir dost insanın herşeyidir. Herşeyinizi paylaşır, her konuda yardım alabilirsiniz. Hiçbir zaman sizi yüz üstü bırakmaz. Her daim yanınızda olabilir. Ama dikkat edin gerçek bir dosttan bahsediyorum.

Peki bir insanın gerçek dostu kimdir biliyor musunuz? Kendisidir!