15 Aralık 2012 Cumartesi

Taşındım



WordPress’e taşınmaya karar verdim ve taşındım. İlk kullandığım blog servisi burasıydı zaten. Son kullandığım da bu olacakmış gibi duruyor.
Merhaba WordPress.

12 Aralık 2012 Çarşamba

Saçmaladım


Bugün 1 dakikalığına intihar etmeyi düşündüm. İlk kez böyle bir istek geldi. Biran hiç geçmeyecek ve intihara kadar gidecek diye korkmadım değil.

Sonra hemen kendime gülüp kafamdan attım o saçmalığı. Siz de gülün diye de paylaşıyorum. 

İntihar edecek kadar ölmedik.

metindemirel.rar * metindemirel.zip * metindemirel.7z

10 Aralık 2012 Pazartesi

Kısa Kısa


Son yazımdan bu yana yazmayı düşündüğüm çok şey oldu. Büyük bir kısmını yine unuttum. O yüzden kısa kısa hatırladıklarımı yazacağım sadece.

---

Son yazımdaki o mal halim hala kısmen devam ediyor diyebiliriz. Hayatımı düzene sokma çabası içine girdim o yazıdan sonra. Uykumu, beslenmemi, ders çalışma programımı ve hatta dolabımı bile düzenledim. Tam gerçek anlamda bir düzene giriyorum derken kız arkadaşımla ayrıldık. Kırılma noktası oldu o olay resmen benim için. Kafamı hala toparlayabilmiş değilim. Ama en azından içimdeki o 'ölüm huzursuzluğu' geçti. Şimdi tekrardan düzene girme çabası içindeyim. Her şey eskisinden daha bok bir halde çünkü.

---

Çevremdeki çoğu insanla aynı kulvarda değiliz. Bu cümleyi bir kendini beğenmişlik emaresi olarak kurmuyorum kesinlikle. Demek istediğim amaçlarımızın farklılığı ve bu amaçlar üzerine gösterdiğimiz çaba şekilleri bazında. Ben daha farklı amaçlar için daha az çaba gösteriyorum diğer insanlara göre. En basitinden okul benim için çok değersiz. Sadece zorunda olduğum için okuyorum. Ama çoğunun hayatının merkezi olmuş halde. Ya da ben yarın için yaşamıyorum diyelim. Elbette kendimi geliştirmek gibi bir kaygım var. Ama sadece bunun için yarını düşünüyorum ben. Başka hiçbir şey için değil. Her gece kendime "Bugün kendin için ne yaptın?" sorusunu yöneltiyorum. Ha, cevabım oluyor mu? Çoğu zaman hayır. Ama en azından en doğru amacı edindiğimi düşünüyorum. 

Size boşluğunuzda sahte mutluluklar.

---

Son günlerde sosyal medyada dikkatimi çeken bir saçmalık var. Saçma sapan sözler yazıp altına isminin baş harfleriyle imza atmak gibi bir olay moda olmuş durumda. Kesinlikle bu konunun bilir kişisi değilim ama birkaç ders vermek istiyorum yine de buradan, tabi her ne kadar bunu yapanların hiç birisi bu yazıyı okumayacak olsalar da. Güzel kardeşlerim. Öncelikle yazdığınız şey size aitse altına imzanızı atmanıza hiç gerek yok. Zaten hesap sizin. Tam tersine kendi hesabınızdan başkasına ait bir sözü paylaştığınızda imzasını atmanız gerek. Bir diğer saçmalık da kendi sözlerinizi tırnak içine alarak paylaşmanız. Kendi yazdığınız sözlerde bir kısımı özel olarak belirtmek istediğinizde bunu kullanabilirsiniz sadece. O zaman da tırnak değil kesme işareti kullanılır genel olarak. Bu konuyu kendime bu kadar dert edinme sebebim bunu yapan adamların benim yaşımda olmaları ve birisi dışında hepsinin üniversite okuyor olması. Ben dil bilmeyen ve onu etkili kullanamayan adamların üniversite mezunu olmasını istemiyorum. Sonra o adamlar çıkıp akademisyen oluyor; ders notu, slayt vs. dağıtıyor öğrencilerine. Öğrencileri de yazdıklarını anlamak için yoğun çaba sarf ediyor. Evet, tam da burada kendimden bahsediyorum. Lanet olsun öyle akademisyene. Lanet olsun öyle ders notuna. 

Ha, bir de dahi anlamında olan de ayrı yazılır.

---

Bazı insanların küfüre karşı hassasiyetini çoğu zaman anlamlandıramıyorum. Gerektiği yerde o kelimeyi etmeden derdimi, halimi, vaziyeti başka nasıl açıklayabilirim? Başka nasıl deşarj olabilirim? Hatta öyle ki, "sevişme" kelimesine bile takılan insanlar var. Sevişmek lan. Kökü sevgi bir kere.

Bi' siktirin gidin lütfen.

---

Birkaç da bookmark paylaşayım;
http://livemocha.com/
http://www.wolframalpha.com/
http://society6.com/

Dinlemenizi tavsiye ettiklerim;
http://youtu.be/9Pes54J8PVw
http://youtu.be/gHJVrduZnfk
http://www.youtube.com/user/lindseystomp
http://www.youtube.com/artist/ben-harper

---

Son olarak bir anımdan bahsetmek istiyorum. Taksi dolmuş yaparak kampüse giderken aklımda kalan bir cümleyi aktaracağım. Taksideki kızlardan birisi "Biz öğrenciyiz, bizden para alma dua ederiz sana." tarzında bir cümle kurdu. Taksici hiç duraksamadan "Benim duaya ihtiyacım yok, başbakana edersiniz." dedi ve devam etti "Rektörünüz de kampüsteki 'Tek kitaplı insandan korkarım.' yazısını kaldırmış zaten. Ona da çok kırıldım." diyerek bitirdi. 

Bravo taksici abim. Büyüksün.