Bugün de huzursuz uyandım. Yatağımdan çıkabildiğimde yaptığım ilk iş hazırlanıp her zaman gittiğim parka gitmek oldu.
Hep mutsuz olduğum zamanlarda parka giderim ben. Orada oynayan çocukları izlemek iyi geliyor bana. Onlar güldükçe, eğleniyorum. Onlar koşturdukça, unutuyorum olumsuzluklarımı.
Her neyse, yaktım sigaramı kibritimle. Ardı ardına çektim dumanı içime. Daha sigaranın yarısına bile gelmeden başladım kendi kendime "şöyle yapıcam, böyle yapıcam" demeye. Bir ara salıncaktaki küçük kız çocuğuna takıldı gözlerim. Parmaklarımda bir sıcaklık hissetmeye başladım ardından. Sigara bitmiş. Her zamanki artistik atışımla, üstüne basmadan söndürdüm sigarayı.
Kendi kendime gülmeye başladım içten içe. 5 dakika önceki "şöyle yapıcam, böyle yapıcam"larıma gülüyordum. Hiç birisini de yapacağım yok çünkü. Aslında yapılması gereken ama benim varoluşuma ters olan kararlar hepsi.
Benden 5-6 yaş kadar büyük birisi geldi, oturdu yanıma. Onun da neşesinin yerinde olmadığı anlaşılıyordu her halinden. Suratı asık, hareketleri yavaş, gözleri dalgın..
Bir süre sonra laf attım ortaya;
— Hayat ne kadar da boş, keşke hep çocuk kalsaydık değil mi birader?
— (bana mı diyorsun der gibi bir bakış)
— Hep 5 yaşında kalıp, kendi kurallarını belirlediğin oyunların oyuncusu olmak istemez miydin sen de?
— (dalgacı bir gülüşle) Haklısın.
Bir süre ikimiz de çocukları izledikten sonra nasıl girdiğini hatırlamadığım bir şekilde lafa atıldı. Önce karmaşık vatandaş felsefesi yaptı. Ardından kendi dertlerinden bahsetmeye başladı. Dinledim, dinledim, dinledim.. Aralarda onay bekleyen cümlelerini onayladım. Tavsiye isteyen cümlelerine kendimce tavsiyeler verdim. Umutlarımı, temennilerimi dile getirdim. Sonunda derin bir iç çekerek "yaa, işte öyle" dedi ve bitirdi konuşmasını.
Sonra dinlediğim için teşekkür edip "hadi bana eyvallah" dedi ve gitti. Kaldım yine kendimle baş başa. Ah pardon. Çocuklarım var karşımda. İzlemeye başladım yine onları. Bir sigara daha içmek için paketten aldığım sigarayı yerleştirdim dudaklarımın arasına ve kibriti sürttüm pakete. Yanmadı. Başka bir kibrit daha alıp sürttüm pakete. Bu sefer yandı. Ama sigaraya götürene kadar rüzgar söndürdü bu kez de. İyi oluyordu böyle. Eğleniyordum. Vakit geçiyordu en azından.
Yaa, işte öyle. Akşam oldu ve eve gittim. Duş güzel şey. Çıkmadan önce soğuk suyun altına girdiğin andaki nefes kesilmesi, orgazmla yarışır.
Hadi bana eyvallah.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Giriş yapmadan sadece adınızı ve web adresinizi girerek yada hiçbirşey girmeden yorum yapabilirsiniz. Bunun için "Yorumlama biçimi"nden Adı/URL yada Anonim'i seçin.