23 Ekim 2012 Salı
Siyah-Beyaz Rugan Ayakkabı
Ne yazacağıma karar vermeden başladım bu sefer yazmaya. Daha önce de birkaç kez yapmıştım gerçi bunu. Kafamda planlayarak yazdığım yazılar daha az görüntüleniyor zaten. Bakalım bu sefer de tutacak mı bu metod?
Aslında kafamda yazılacak birçok şey birikti son yazımdan bu yana. Ama bir kısmını unuttum, bir kısmını da unutmaya zorladım kendimi. Her şeyi de yazmamak, paylaşmamak gerekiyor. Dün bloglamak için aldığım bir notu gördüm. "Saygı duyulamayacak tercihler" yazıyordu. O zaman neyi düşünerek bunu not ettiğimi anımsayamadığım için bu konu hakkında da söyleyeceğim pek bir şeyim yok. Ama hoşuma gitti bu konu. Sanırım bundan sonra yanımda sürekli bir not defteri ve kalem taşımam gerek. Özellikle de yatakta ve sabah derslerinde.
Neyse gündemden bahsedeyim bari. Malumunuz bayram geliyor. Üniversitem bağladı tatili 10 güne. Cuma günü herkes gitti. Bense ders çalışmam gerektiği için dönmedim evime. Elle sayılabilecek kadar az kişi kaldık kampüste. Dışarı çıktığımda birkaç çift ve bohem gençten başka kimseyi görmüyorum. Çimler bile boş lan. Şaka gibi. Kampüsün ne kadar güzel olduğunu hep boşken fark ediyorum. Kimse yokken daha bir güzel burası. 36000 öğrenci var. Yani çoğunluğu 18-25 yaş arası 36000 genç. Ve en kötüsü 40000+ insan. Niye bunların insan olmasının kötü olduğunu söylememe gerek yok sanırım? Bana insan topluluğunun güzelleştirdiği bir şey gösterin size Ülker çikolatalı gofret vereyim.
Konumuz saçmalamaksa hiç durmadan yazarak 5 saatte kısa bir roman çıkartabilirim. O yüzden burada kesiyorum. Hepinize saygı duyulamayacak tercihler yapmak zorunda kalmayacağınız bir bayram diliyorum.
Teşekkürler.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hoş bir bayram dileği.. :))
YanıtlaSil