Bu sene zorlu bir sınav sürecinden geçtim. Geçen sene Ağustos'tan itibaren yoğun bir ders çalışma maratonuyla YGS ve LYS'ye hazırlandım.(hani şu muazzam sınavlar var ya onlar) Yoğun dediğime bakmayın. Aslında o kadar yoğun sayılmaz. Çünkü zaman oldu 1 ay hiç test çözmedim. Sadece eğlendim durdum. En nihayetinde şu anda Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümünü kazanmış bulunuyorum. Ne ektiysem onu biçiyorum kısacası.
Bu yazıda bu yıl sınava hazırlanacak arkadaşlara bazı tavsiyelerde bulunacağım. Biraz da ÖSYM'ye laf çarpabilirim. Argo, küfür vs. öncesi son çıkış.
Arkadaşlar öncelikle klasik bir cümleyle başlayayım. Bugüne kadar lisans yapmak için herkes üniversite sınavlarına girdi. Ve herkes çalıştığı kadarını yapabildi. Şans faktörü falan hikaye. Ne kadar çok çalışırsan o kadar çok net yaparsın.
Muhtemelen şu sıralarda aşırı ders çalışma isteği var içinizde. Telaşlanmayın birkaç ay içerisinde geçecek o isteğiniz. İşte asıl önemli olan viraj burası. Herkesin isteği sönecek sadece sizin değil. Ama herkes tekrar adapte olamayacak sınava. Eğer siz tekrar adapte olabilirseniz işte bir adım öndesiniz.
Bu süreci çok ama çok iyi değerlendirmeye çalışın. Şu kadar soru çöz bu kadar saat ders çalış. Az uyu, yemek yeme, yersen de sıçma. Zaman kaybı bunlar vs. gibi saçmasapan laflara takılmayın.
Nokta atışı çalışma yapın. Neyi bilmiyorsanız ona çalışın. Bildiğiniz konudan 500 soru çözeceğinize bilmediğiniz konuya çalışıp 50 soru çözün daha faydalı olacaktır. Günde 4-5 saat konu tekrarı yapacağınıza 1-2 saat yeni konu çalışın daha faydalı olacaktır. Ancak öğrenemediğiniz konularda da ısrar etmeyin. Geçin. 1 konuya takılmayın. Öğrendiğiniz ama tam oturmamış konuları oturtmaya çalışın ona ayıracağınız çöp zaman yerine. Kısacası zamanınızı iyi kullanın.
Bu süreç içerisinde eğlenmek de çok önemli bir faktör. Eğlenmek sizin ders çalışma isteğinizi arttıracaktır. Tabi ki dozunda olmak şartıyla. Haftada 1 gün ideal örneğin. Ama o gün de hakkını verin. Hiçbir şeyi sınavdan sonra yaparım klişesiyle ertelemeyin. Bu eğlenme günlerinizde yapın bunları. Öyle arkadaşlarım vardı ki film izlemeyi bile sınavdan sonraya ertelediler. Ertelediler de n'oldu? ODTÜ'de falan okumuyorlar yani.
Son olarak bir önemli husus da kendinizi beklemeye hazırlayın. Bitmek bilmeyen bekleyişler. YGS'ye girersiniz. Onun sonucunu beklersiniz. LYS'ye girersiniz. Onun sonucunu beklersiniz. Tercih yaparsınız. Onun sonucunu beklersiniz. Yurt ve Burs başvurusu yaparsınız. Onun da sonucu beklersiniz. Beklersiniz de beklersiniz. Bu arada pek şahane kurum ÖSYM yaptığı saçmalıklarla beklentiniz esnasında ümitlerinizi parçalamaktadır. Başkanı çıkar ayrı saçmalar, YÖK'teki abisi çıkar ayrı saçmalar. Matbaa müdürü bile çıkar saçmalar. Ama korkmayın muhtemelen Ali Demir emeklilik vizesini alınca istifa edecektir. Bu onun saçmalamaması demek. O saçmalamayınca abisi de susar. O artık bize sataşmaya başlar.(üniversitelilere) Matbaa'yı da değiştireceğiz diyorlardı zaten. Ben onun da bir yalan olduğunu düşünüyorum gerçi. Ama değişmese bile o da susar. İçiniz rahat olsun bu saçmalamasyon konusunda yani.
Ha, bir de sınıavlardan sonra boşluğa düşeceksin, yine test çözmek isteyeceksin lafları var. Yalan. Şahsen ben öyle bir boşluğa düşmedim. Yada hep o boşluktaydım da farkında değildim.
Hepinize başarılar diliyorum. Bu yazıyı okuyup da Hacettepe'ye gelen arkadaşlar twitter'dan mention atarlarsa yardımcı olurum kendilerine.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Giriş yapmadan sadece adınızı ve web adresinizi girerek yada hiçbirşey girmeden yorum yapabilirsiniz. Bunun için "Yorumlama biçimi"nden Adı/URL yada Anonim'i seçin.